Sanatsever Değil Sanat Misyoneriydi – Habertürk

By Pazartesi Kasım 23rd, 2009Basından

Ünlü işadamı ve koleksiyoner Nahit Kabakcı geçtiğimiz günlerde Bakü’de hayatını kaybetti. Ömrünün son yıllarında aktif çalışma hayatından uzaklaşıp kendini tümüyle koleksiyonuna adayan Kabakçı, gerçek bir sanat tutkunu ve idealistti.

Sedef Narin - HabertürkNahit Kabakçı’nın dedesi Hacızade Ağaoğlu Arnavut Ziya Bey ilk Kuvayı Milliyecilerden. Türk ordusunun terhis edilmesi sonrasında savunmasız kalan ve itilaf devletlerinin zulmü altında ezilen Anadolu’nun umudu olmuştu Kuvayi Milliye. Nahit Kabakçı’yı tanıdığınızda bu çabanın 80 yıl sonra bir cepheden diğerine taşındığını, zamanın gereklerine göre şekillendiğini ama çarpıcı şekilde amacına sadık kaldığını görüyordunuz. Ramko İnşaat’ın Yönetim Kurulu Başkanı olan Azerbaycan’da büyük projelere imza atan Kabakçı, son yıllarda aktif çalışma hayatından yavaş yavaş uzaklaşarak kendini koleksiyonuna adadı.

Yaptığımız söyleşide, “Uluslar, kendi eserlerini kendileri tanıtmalı. Avrupa ve dünyada sanatın başını çekenler bunu böyle yapmışlar ve kendi yerlerini yaratmışlar, kazanmışlar” diyordu Nahit Bey. Kendini bir koleksiyoncu, sanatsever olarak değil, bir misyoner olarak görüyordu. Müze yöneticileri ve küratörlerin Türk eserlerini araştırma ihtiyacı duymayacaklarını ve misyonerin sanatımızı onlara tanıtması gerektiğini kabullenmişti. Bu zor görevi üzerine almıştı ve bayrağı taşıyordu.

GEREKENİ ALIYORDU

Avrupa’da sanat konusunda söz sahibi eleştirmenler ve müze müdürlerinden oluşan güvendiği bir ekiple çalışıyordu. Amacı, koleksiyonunu, yılların üstünden gelip, hep değer olacak eserleri seçerek, daha ileri götürmek, devamlı temizleyerek, değerini artırmaktı. Ele geçirilmesi kolay olanı değil, ele geçirilmesi gerekeni, koleksiyonu tamamlayacak eserleri alıyordu. Hüma&Nahit Kabakçı Koleksiyonu’nda 80 kadar Türk sanatçının eseri vardı. Nahit Bey’in amacı, bu sayıyı ilk aşamada 50’lere, sonra 15’e kadar indirmek, akımların ‘en iyi’ temsilcilerini ayırarak, konsepti güçlendirmekti.

AMAÇ İÇİN SANAT

Nahit Kabakçı, sanat için sanat değil, amaç için sanat yapıyordu. Hayali Türk sanatını dünyaya tanıtmak ve dünyanın her yerindeki Türklere gurur kaynağı olmaktı. Kabakçı’ya göre Türk eserlerinin Tate Modern (İngiltere), Centre Pompidou (Frans) ve Museum of Modern Art’a (ABD) uzanmasının önünde hiçbir güç durmamalıydı.

Kabakçı, konsepti her bakıma daha kapsamlı yapmak için sadece ulaştığı kitleyi ve kendi içindeki kalitesini artırmakla yetinmiyor; kapsadığı coğrafyayı da Türklüğün bulunduğu tüm alanı içine alacak şekilde genişletmek, Türki cumhuriyetlerin temsilcilerini de içine almak istiyordu. Hep hedefini yükseltmek istiyordu.

Nahit Bey, yaptığımız söyleşiden 2 ay sonra vefat etti. Karanlıktan şikayet etmektense bir mum yakma çabasında olanlardandı.

Salvador Dali sergisi ufkunu açtı

Nahit Kabakçı, 1970’lerin başında Almanya’da mühendislik eğitimi gördü. Aynı yıllarda Güher ve Süher Pekinel kardeşler de Frankfurt’ta müzik okuyordu. Onların önerisiyle gittiği Salvador Dali sergisi hayatının akışını değiştirdi. O sergiyle resim sanatına merak sardı. Bir gün Frankfurt’ta vitrinde gördüğü 6 bin mark etiketli Dali resmini parası olduğu halde almadı. O parayı hafta sonu Paris’te kız arkadaşıyla harcamayı tercih etti. Kabakçı, bir röportajında o olayı “O eğlence bana bugünkü parayla 5 milyon dolara mal oldu” diye anlatacaktı, çünkü o tablo yıllar sonra 5 milyon dolara satıldı.

21 ülkeden pek çok sanatçının eserleri

Nahit Kabakçı, 1980 yılından itibaren kızı Hüma Kabakçı’nın adını verdiği koleksiyonuna ABD’den Avustralya’ya, Almanya’dan İspanya’ya ve Türki cumhuriyetlerden olmak üzere 21 ülkeden pek çok sanatçının eserlerini kattı. Bu sanatçılar arasında Pablo Picasso’dan Salvador Dali’ye, Joseph Beuys’tan Tahir Salakhov’a kadar birçok ünlü bulunuyor. Kabakçı, Türk sanatçıların yapıtlarına da koleksiyonunda geniş yer verdi. Bu sanatçılardan bazıları şöyle: Abidin Dino, Rahmi Aksungur, Aliye Berger, Bedri Baykam, Erol Akyavaş, Fahr el Nissa Zeid, Burhan Doğançay, Devrim Erbil, İbrahim Balaban, Komet, Nejad Melih Devrim, Nuri İyem, Sarkis, Tomur Atagök, Zeki Faik İzer ve Zühtü Müridoğlu.

Sedef Narin
Habertürk Gazetesi