İstanbul: Osthaus Museum Hagen’de Modern Türkiye – Ralf Stiftel, Hagen

By Perşembe Mayıs 6th, 2010Basından

İnek, pembe bir dairenin içinden kendisine bakana bilinçli bir şekilde gözlerini dikmiş. Sultan Selim, ancak ikinci bakışta görülebiliyor: İneğin yan böğründe bir leke olarak. Türk sanatçı Erinç Seymen, pullardan yapılmış mozaik eserinde, ülkesindeki gelenekleri kurnazca hicvediyor. Baskıcı bir hükümdarın ve bir fatihin bir hayvanın süsü haline getirilmesi, muhakkak bir hicivdir. Diğer yandan, Selim kendisini o kadar Allahın hizmetkârı olarak görüyordu ki, köleler ve uşaklar gibi küpe takıyordu. Ve inek de, sadece Hindistan’da kutsal bir hayvan olarak kabul edilmiyor. Hem esprisi hem de uygulanış biçimi nedeniyle, 2008 tarihli bu isimsiz eser, çağdaş Türk sanatına yapılan çağımıza çok uygun bir katkıdır.

Türkler Almanların günlük yaşamlarında ağırlıklı olarak yer almalarına rağmen, bu sanat ülkemizde çok az tanınmaktadır. Kültür Başkenti, Hagen’daki Karl Ernst Osthaus Museum’un tutkulu bir projesini mümkün kılıyor. 1950’li yıllardan günümüze kadar Türk sanatından bir kesit sergiliyor. Müze Direktörü Tayfun Belgin, „İstanbul“ sergisi Avrupa’da yapılan bu türden ilk sergidir diyerek altını çiziyor. İstanbullu yüklenici Nahit Kabakçı’nın 1970’li yıllardan beri topladığı ve 20 yaşındaki kızının adını verdiği Huma Kabakçı koleksiyonu sergileniyor. 50 sanatçının yaklaşık 110 resmi ve büyük fotoğrafçı Ara Güler’in yaklaşık 60 fotoğrafı ile ziyaretçiler, Boğaziçi’ndeki çağdaş eğilimler hakkında fikir sahibi oluyor. Şaşırtıcı bir anlayışla.

Savaş sonrası erken örnekler tam da Almanya’dan veya Fransa’dan da kaynaklanabilirdi. Türk ressamlar, zamanın uluslararası eğilimlerine uydular. Örneğin Nedim Günsür Paris’te, diğerlerinin yanı sıra Fernand Leger’in yanında eğitim görmüştü ve “Soyut Kompozisyonlar” (1949) isimli eserinde, Matisse’nin takipçisi olarak yıldız, ay, çiçek motifleri kullanmıştı. Ferruh Başağa ve Fahr-El Nissa Zeid gibi ressamlar enformel sanatın ifade repertuarı ile çalışıyorlardı. Bu tür bedensel ressamlık, Lippstadt’ta yaşayan ressam Zeki Arslan’ın 1990 tarihli iki eserinin gösterdiği gibi, günümüzde halen yaşamaktadır. Bu sanattaki Türk özellikler, ayrıntılarda ortaya çıkabilir: Zeid’in 1950 tarihli isimsiz bir eseri, oryantalist mozaikleri hatırlatmaktadır. Ama bu, resme bakanın bir projeksiyonu da olabilir.

Böylesi unsurlar, tam da çağdaş eserlerde görülmektedir. Örneğin Murat Morova, “Unutulmuş Manzara” (2007) isimli iki kanatlı tablosunda Osmanlı minyatür ressamlığının ve Arap kaligrafisinin atıl öğelerini işlemiştir. Kezban Arca Batıbeki’nin resimlerinde, bunlar günümüzde de ortaya çıkmaktadır: Resim “Kadın, isimsiz” (2008) isimli eserinde burka altındaki bir kadının göz bölgesini, “Sus, konuşma” (2007) isimli eserinde ağzı bağlı bir balerini göstermektedir – ataerkil özellikli topluma karşı refleks olarak. Sanatçı Ardan Özmenoğlu eflatun neon ışıkları ile „Cumaya gittim gelicem“ (2008) yazmaktadır. Bu, cami yakınındaki dükkânlarda sıkça görülen bir nottur: „Cumaya gittim, hemen gelicem“. Herhangi bir güncel olaya dayanmadan verilen bu sürekli mesaj, egemen mizahı göstermektedir – sonbaharda vefat eden koleksiyoncu bu eseri çok seviyordu.

1978 doğumlu ressam Güçlü Öztekin’in sergide 15 resmi görülebilir, grafik vurgulu, Pop-Art ilhamlı eserler yaratmaktadır, ki bunlar sanatın küresel eğilimlerine sorunsuz uymaktadır. “Memur”da (2007) kulak olarak kafalar bulunmaktadır, bu da boyun eğmeye uygun bir karakteri göstermektedir. “Hayvan” (2008) isimli eserde, bir uçak güneş ışınları ile birlikte resimden şiddetle dışarı fırlamaktadır.

Özel bir haz, Ara Güler’in fotoğraflarından alınmaktadır, klasik siyah-beyaz fotoğraflar milyonluk büyükşehir İstanbul’un modernleşme sürecini takip etmektedir. Tramvayın yolunu kesen at arabası(1956) gibi motifler, klasik eser haline gelmiştir. Bu harika resimler empresyonların tadı, büyültülmüş fotoğraflar ile çıkartılabilir.

Istanbul, Karl Ernst Osthaus Museum Hagen’da, sonra Goslar’da ve Macar Kültür Başkenti Pecs’de. Açılış 8.5., saat16, 25.7.’ye kadar, Salı-Cuma saat 10-17, Cumartesi-Pazar saat 10-18, Tel. 02331/ 207 31 38,

Ralf Stiftel
HAGEN

Yazının orijinali